Tutulma astrolojisi
Ay Tutulması: Dünya’nın Gölgesinde Kızaran Dolunay
Ay tutulması, Dünya Güneş ile Ay’ın tam arasına girip gölgesini dolunayın üzerine düşürdüğünde yaşanır. Astrolojide bu an, duyguların taştığı, olgunlaşan bir sürecin kapandığı güçlü bir dolunay olarak okunur. Bu rehberde tutulmanın gökyüzünde nasıl oluştuğunu, neden her ay yaşanmadığını ve kendi haritanda hangi alanı aydınlattığını bulacaksın.
Kısaca
- Ay tutulması yalnızca dolunayda ve Ay, Ay Düğümlerinden birine yakınken yaşanır; Dünya’nın gölgesi Ay’ın yüzüne düşer, tam tutulmada Ay çoğu zaman bakır kızılı görünür.
- Ay’ın yörüngesi Dünya’nınkine yaklaşık 5 derece eğik olduğu için her dolunay tutulma olmaz; tutulmalar yılda iki kez, aşağı yukarı altı ay arayla açılan tutulma mevsimlerinde toplanır.
- Astrolojide Ay tutulması, doruğa çıkan duyguları, olgunlaşıp kapanan bir süreci ve bırakılmaya hazır olanı anlatan yoğun bir dolunaydır; bir felaket habercisi değildir.
- Kendi haritanda tutulmanın düştüğü ev ekseni, değdiği gezegen ya da açı noktası ve yakın olduğu Ay Düğümü, gündeme gelen konuyu gösterir.
Ay tutulması nedir?
Ay tutulması, Güneş, Dünya ve Ay’ın gökyüzünde neredeyse kusursuz bir çizgiye dizildiği gecelerde yaşanır. Dünya bu sıralamada ortadadır: Güneş’ten gelen ışığın önünü keser ve arkasında uzayın derinliğine doğru uzanan bir gölge bırakır. Dolunay bu gölgenin içinden geçerken parlaklığını yavaş yavaş yitirir, çoğu zaman da tuhaf, sıcak bir kızıllıkla yeniden belirir.
Karanlık bir odada masa lambasının önüne yumruğunu tuttuğunu düşün; karşı duvarda yumruğunun gölgesi belirir. Ay tutulmasında lamba Güneş’tir, yumruk Dünya’dır, duvar da Ay’ın kendisi. Gölge aslında her zaman oradadır; tutulmayı yaratan, Ay’ın tam o karanlık koridora denk gelmesidir.
Ay tutulmasının cömert bir yanı var: Ondan haberdar olan herkes onu izleyebilir. Tutulma sırasında Ay’ı ufkun üzerinde gören her yer, yani Dünya’nın gece yaşayan yarısı, aynı olayı aynı anda seyreder. Üstelik Güneş tutulmasının aksine hiçbir özel gözlük gerekmez; balkonundan çıplak gözle, bir dürbünle ya da teleskopla rahatça bakabilirsin.
Tutulmuş Ay’ı aydınlatan kızıl ışık, o anda yeryüzünün dört bir yanında yaşanan gün doğumlarından ve gün batımlarından gelir. Mavi ışık atmosferde saçılıp yolundan saparken kırmızıya yakın ışınlar havada bükülerek gölgenin içine sızar. Kısacası Ay, bir süreliğine Dünya’nın bütün alacakaranlıklarını yansıtan bir ayna olur.
Tam, parçalı ve yarı gölge Ay tutulması
Dünya’nın gölgesi tek parça değildir, iç içe iki katmandan oluşur. İçteki koyu çekirdeğe tam gölge (umbra), onu saran soluk kuşağa yarı gölge (penumbra) denir. Ay’ın bu katmanlardan hangisine ve ne kadar derinden girdiği, tutulmanın türünü belirler.
| Tür | Gökyüzünde ne görürsün? | Astrolojik vurgu |
|---|---|---|
| Tam tutulma | Ay bütünüyle tam gölgeye gömülür; bakır, tuğla ya da koyu bordo bir diske döner. Tam evre bazen bir buçuk saati aşar. | En yoğun duygusal doruk; uzun süredir mayalanan bir konunun bütün çıplaklığıyla görünür olması. |
| Parçalı tutulma | Ay’ın yalnızca bir dilimi tam gölgeye girer; diskin bir kenarı sanki ısırılmış gibi kararır. | Kısmi bir aydınlanma; meselenin bir yüzü netleşir, öteki yüzü zamanla ortaya çıkar. |
| Yarı gölge tutulma | Ay yalnızca soluk dış kuşaktan geçer; parlaklığı hafifçe düşer, dikkatli bakmayan çoğu kişi fark etmez bile. | Daha ince, içe dönük bir kıpırtı; fısıltı hâlinde gelen sezgiler ve küçük farkındalıklar. |
Gökbilimciler tutulmanın derinliğini “büyüklük” (magnitüd) denen bir sayıyla ifade eder; tam gölge için bu değer 1’i geçtiğinde Ay’ın tamamen karanlığa gömüldüğünü anlarız. Astrologların çoğu, gökyüzünde daha belirgin görünen tam ve parçalı tutulmaları daha güçlü kabul eder. Yarı gölge tutulmalarını ise sıradan bir dolunaydan biraz daha yüklü, biraz daha anlamlı bir an olarak okur.
Tam bir tutulma birkaç perdelik bir oyun gibi ilerler. Önce Ay yarı gölgeye girer ve parlaklığındaki düşüş neredeyse sezilmez. Ardından tam gölgenin kenarı diske değer; Ay’ın bir yanı mürekkebe batırılmış gibi koyulaşmaya başlar. Tam evrede bütün disk kızıllaşır, sonra aynı adımlar ters sırayla yaşanır. Gösterinin tamamı birkaç saat sürer; aceleye gerek yok, bir bardak çayla keyifle izlenecek bir gök olayıdır.
27 Temmuz 2018 gecesi Türkiye’den de izlenen tam Ay tutulması, yaklaşık 103 dakika süren tam evresiyle 21. yüzyılın en uzunu olarak kayda geçti. Saatlerce kızıl bir fener gibi asılı kalan o Ay’ı seyredenler, tutulmaların neden binlerce yıldır insanlığın hafızasında yer ettiğini çok iyi anlamıştır.
Neden her dolunayda tutulma olmaz?
Her ay bir dolunay yaşıyoruz; o hâlde neden her ay tutulma görmüyoruz? Yanıt, Ay’ın yolunun hafifçe yamuk durmasında saklı. Ay’ın Dünya etrafında çizdiği yörünge, Dünya’nın Güneş etrafındaki yoluna (ekliptiğe) göre yaklaşık 5 derece eğiktir. Bu küçük açı yüzünden dolunay çoğu zaman Dünya’nın gölgesinin biraz yukarısından ya da aşağısından süzülüp geçer.
Eğik duran bu iki yörünge düzlemi iki noktada kesişir. Astrolojide bu kesişim yerlerine Ay Düğümleri deriz. Ay’ın ekliptiği güneyden kuzeye geçtiği nokta Kuzey Düğüm (), kuzeyden güneye indiği nokta Güney Düğüm () olarak bilinir. Dolunay bu kavşaklardan birine yeterince yakın düştüğünde Güneş, Dünya ve Ay aynı hizaya oturur ve gölge Ay’ı yakalar.
Güneş yıl boyunca zodyakta ilerlerken düğüm eksenine yılda iki kez yaklaşır. Bu, aşağı yukarı beş haftalık pencerelere tutulma mevsimi diyoruz; iki mevsim arasında altı aya yakın bir süre bulunur. Her mevsimde en az bir Güneş tutulması yaşanır ve ona genellikle yaklaşık iki hafta arayla bir Ay tutulması eşlik eder. Bazen aynı pencereye üçüncü bir tutulma da sığar. Bu nedenle bir takvim yılında en az dört, en fazla yedi tutulma görülür.
Düğümler de yerinde saymaz. Zodyakta geriye doğru, yılda yaklaşık 19 derece kayarlar ve turlarını 18,6 yılda tamamlarlar. Bunun sonucu olarak tutulmalar bir buçuk-iki yıl kadar aynı burç ikilisinde (örneğin Başak–Balık) kümelenir, sonra zodyakta bir önceki burç çiftine taşınır. Bir eksenin haftalarca değil, aylarca gündemde kalması bu yüzdendir.
Saros döngüsü: tutulmaların aileleri
Tutulmalar rastgele gelip giden misafirler değildir; her biri bir ailenin üyesidir. Yaklaşık 18 yıl 11 günde bir (araya giren artık yıl sayısına göre bu süre 10 güne de inebilir) Güneş, Ay ve düğümler neredeyse aynı geometriye geri döner. Mezopotamya’daki gök gözlemcilerinin de fark ettiği bu döngüye Saros adı verilir. İşin sırrı basit bir denklikte: 223 kavuşum ayı, Ay’ın düğümden düğüme 242 turu ve Güneş’in aynı düğüme 19 kez gelişi hemen hemen aynı gün sayısına, yani 6.585 güne sığar.
Aynı Saros serisinden gelen tutulmalar kardeş gibi birbirine benzer: Türleri, süreleri ve zodyaktaki konumları yakındır. Ailenin her yeni üyesi takvimde 10–11 gün sonra, zodyakta da aşağı yukarı 10–11 derece ileride gerçekleşir. Döngünün sonundaki fazladan sekiz saat yüzünden Dünya o arada üçte bir tur daha dönmüş olur; bu yüzden tutulmanın görüldüğü bölge her seferinde batıya kayar.
Bir Saros ailesi yüzyıllarca yaşar. Sönük, kenardan geçen bir tutulmayla doğar, kuşaklar boyunca güçlenip derin tam tutulmalar üretir, sonra yeniden solgunlaşarak sahneden çekilir. Bazı astrologlar bir tutulmayı yorumlarken ailenin ilk tutulmasının haritasına da bakar ve o serinin karakterini buradan çıkarır. Bu yaklaşımın en ilginç uygulaması kişinin doğumundan hemen önceki tutulmalardır; ayrıntısını pre-natal tutulmalar rehberinde bulabilirsin.
Astrolojide Ay tutulması ne anlatır?
Astrolojide her dolunay, Güneş ile Ay’ın karşı karşıya durduğu bir doruk anıdır. Ay, Güneş’in ışığını en dolu hâliyle yansıtır; yaklaşık iki hafta önceki yeniayda ekilen niyet artık filizini, bazen de meyvesini gösterir. Ay tutulması bu doruğun daha yoğun, daha akılda kalan sürümüdür. Sıradan bir dolunay odanın ışığını açmaya benzerse, tutulma o ışığın bir anlığına kesilip yeniden yanmasıdır: Gözünün alıştığı eşyaları birden bambaşka görürsün.
Yorumlarda öne çıkan üç ana tema var:
- Doruk ve açığa çıkma: Bastırılmış bir duygu, ertelenmiş bir konuşma ya da görmezden gelinen bir gerçek görünür olur. Ay iç dünyayı, alışkanlıkları ve duygusal ihtiyaçları temsil ettiği için bu ışık en çok içeriye düşer.
- Kapanış ve bırakma: Bir süreç kendiliğinden tamamlanır. Artık işine yaramayan bir alışkanlık, bir rol ya da bir ilişki biçimi avucundan kolayca kayar. Bu bırakış çoğu zaman bir kayıp değil, yeni olana yer açmaktır.
- Denge arayışı: Dolunayda Güneş ve Ay karşıt burçlarda durur. Tutulma bu iki burcun ihtiyaçları arasında yeni bir orta yol bulmanı ister; örneğin Koç–Terazi ekseninde “ben ne istiyorum” ile “biz neye ihtiyaç duyuyoruz” arasında.
Tutulmanın hangi düğüme yakın olduğu da yoruma renk katar. Modern astrologların çoğu, Güney Düğüm çevresindeki tutulmaları eskiyi boşaltmak, geçmişten gelen yükleri sindirmek olarak okur. Kuzey Düğüm çevresindekiler ise yeni bir alışkanlığa, henüz yabancı ama besleyici bir yöne uzanmak diye yorumlanır.
Ay tutulmaları neredeyse hiç yalnız gelmez. İki hafta kadar önce ya da sonra bir Güneş tutulması ona eşlik eder ve ikisi birlikte bir tutulma çifti oluşturur. Pek çok astrolog bu iki haftayı tek bir hikâyenin iki perdesi gibi okur: Bir perde iner, ardından yeni sahne kurulur; ya da önce bir kapı aralanır, sonra ardında bekleyen şey aydınlanır. Bu yüzden iki tutulma arasındaki günlerde gördüğün rüyalar, aklına takılan sohbetler ve beklenmedik karşılaşmalar not almaya değer.
Bir şeyi de açıkça söyleyelim: Eski çağlarda tutulmalar krallar ve ülkeler için uğursuz işaret sayılırdı, çünkü gökyüzünün ışığı sönüyormuş gibi görünürdü. Bugün astrologların büyük kısmı bu korkulu dili geride bıraktı. Ay tutulması bir alarm zili değil, sahneyi aydınlatan bir spot ışığıdır; neyin ilgini beklediğini gösterir, ne yapacağına ise sen karar verirsin.
Kendi haritanda Ay tutulmasına nasıl bakılır?
Bir tutulmanın senin için ne ifade ettiğini anlamak için gazete burç yorumlarından fazlasına, yani kendi doğum haritana ihtiyacın var. Aşağıdaki sırayı izlersen tutulmanın hangi kapını çaldığını kolayca bulursun.
- Tutulmanın derecesini öğren. Ay tutulmasında asıl odak, Ay’ın bulunduğu burç ve derecedir; Güneş tam karşısındaki derecededir. Ay Başak 12°’deyse Güneş Balık 12°’dedir.
- Etkilenen ev eksenini bul. Ay’ın düştüğü ev meselenin duygusal tarafını, Güneş’in bulunduğu karşı ev ise bilinçli amacını anlatır. Tutulma bu iki ev arasında bir denge sorusu sorar.
- Natal gezegenlerle temasları ara. Tutulma derecesi Güneş’ine, Ay’ına, Venüs’üne ya da başka bir gezegenine birkaç derece yakınsa o gezegenin konusu öne çıkar. Kavuşum ve karşıtlık en belirgin temaslardır; kare de hissedilir.
- Açı noktalarına dikkat et. Yükselen, Alçalan, Tepe Noktası (MC) ve Dip Noktası (IC) civarına düşen tutulmalar genellikle daha görünür gelişmelerle eşleşir: taşınma, görev değişikliği, bir ilişki kararı gibi.
- Doğum düğümlerine bak. Tutulma senin natal Ay Düğümlerine yakınsa astrologlar bunu hayat yönüyle ilgili bir kavşak olarak yorumlar. Bu durum yaklaşık 18–19 yılda bir yaşanan düğüm dönüşleriyle de çakışabilir.
- Geçmiş tutulmaları hatırla. Aynı burç eksenindeki önceki tutulmalar hangi döneme denk geldiyse, o zaman açılan konunun bugün yeni bir halkasını yaşıyor olabilirsin. Yaklaşık 19 yıl önceki aynı günlere bakmak da şaşırtıcı ipuçları verir.
Astro Bilge panelindeki Tutulmalar haritası, seçtiğin yılın yeniay ve dolunaylarını doğum haritanın dış halkasına yerleştirir ve tutulmaları ayrıca işaretler. Tabloda her birinin hangi evine düştüğünü, 5 derece içindeki kavuşumlarını ve natal noktalarına yaptığı açıları görürsün; derece saymakla vakit kaybetmeden yoruma geçersin.
Ay tutulması hangi ev ekseninde ne anlatır?
Ay tutulmasında Güneş ve Ay karşılıklı evlerde durduğu için tutulma tek bir odayı değil, bir koridoru aydınlatır. Aşağıdaki kartlarda her ekseni birlikte yazdık. Ay hangi evdeyse duygusal yoğunluk oradadır; karşı ev ise Güneş’in, yani bilinçli çabanın tarafıdır.
Ben ve sen
Ay 1. evdeyse kendi ihtiyaçların, 7. evdeyse ilişkideki beklentilerin gün yüzüne çıkar. Bir ortaklığın terazisi yeniden kurulur.
Benim olan ve paylaştığımız
Kişisel değerlerin, emeğinin karşılığı ve özgüvenin; ortak kaynaklar, yakınlık ve sınırlarla yan yana tartılır.
Yakın çevre ve uzak ufuk
Gündelik konuşmalar, kardeşler ve kısa yollar ile inançlar, eğitim ve uzak yolculuklar arasında yeni bir denge aranır.
Yuva ve hedefler
Ev, aile ve kökler ile toplumdaki yerin ve meslek hedeflerin arasındaki terazi oynar; taşınma ya da görev değişimi konuşulabilir.
Kalp ve topluluk
Aşk, yaratıcılık, çocuklar ve oyun ile arkadaşlıklar, gruplar ve gelecek hayallerine ayırdığın zaman yeniden paylaştırılır.
Günlük düzen ve iç dünya
İş akışın, alışkanlıkların ve bedenine gösterdiğin özen ile dinlenme, yalnız kalma ve sezgi ihtiyacın arasında ayar yapılır.
Tutulmalar zodyakta geriye doğru ilerlediği için senin haritanda da evleri tersten dolaşır: 2–8 eksenini vurgulayan tutulmalar bir buçuk iki yıl sonra 1–7 eksenine, ardından 12–6 eksenine geçer. Böylece hangi yaşam alanının sıradaki “bakım dönemine” gireceğini önceden kestirebilirsin.
Tutulma haftalarını nasıl geçirmeli?
Tutulma haftaları bazen hızlı akan bir nehirde kürek çekmeye benzer: Olaylar hızlanır, duygular kabarır, planlar beklenmedik yönlere kıvrılır. Bu dönemi daha sakin geçirmek için birkaç pratik öneri:
- Acele karar yerine gözlem: Tutulma günü ve hemen ardından gelen birkaç gün, büyük kararları imzalamaktan çok neyin değiştiğini fark etmek için uygundur. Toz bulutu genellikle kısa sürede yatışır.
- Not defteri tut: O hafta neyin bittiğini, neyin su yüzüne çıktığını yaz. Altı ay sonraki tutulmada bu sayfalar sana küçük bir yol haritası gibi geri döner.
- Bırakmayı somutlaştır: Taşımak istemediğin bir alışkanlığı kâğıda yazmak, bir çekmeceyi boşaltmak ya da yarım kalmış bir işi resmen kapatmak, dolunayın tamamlama temasıyla çok iyi uyuşur.
- Kendine yumuşak davran: Ay ile duygular arasındaki sembolik bağ yüzünden pek çok kişi tutulma gecelerinde daha hassas hissettiğini anlatır. Sakin bir akşam, iyi bir sohbet ya da kısa bir yürüyüş bu yoğunluğu dengeler.
Peki etki ne kadar sürer? Eski astrologlar bunu sade bir hesapla bulurdu: Ay’ın gölgede geçirdiği her saat, etkinin sürdüğü bir aya karşılık gelirdi. Günümüzde astrologlar tutulma derecesini daha çok birkaç ay boyunca izler; Mars gibi hızlı bir gezegen ya da bir sonraki yeniay o dereceden geçtiğinde konunun yeniden canlandığı söylenir. Tutulmanın ikiz kardeşini de merak ediyorsan Güneş tutulması rehberine göz at: Ay tutulması kapanışları, Güneş tutulması yeni başlangıçları anlatır ve ikisi çoğu zaman iki hafta arayla birbirini tamamlar.
Son bir hatırlatma: Hiçbir tutulma tek başına hayatını altüst etmez. Hayatının bir köşesinde zaten olgunlaşmakta olan bir meseleyi görünür kılar. Ona merakla ve şefkatle bakarsan, tutulmalar kendini tanıman için gökyüzünün sana uzattığı en net işaretlerden birine dönüşür.
Sık Sorulan Sorular
Google’da ve yapay zekâ asistanlarında Ay tutulması hakkında en çok sorulan soruları kısa ve net yanıtladık.
Ay tutulması nedir, nasıl oluşur?
Ay tutulması, Dünya’nın Güneş ile dolunay arasına girip gölgesini Ay’ın yüzeyine düşürmesiyle oluşur. Ay bu gölge koridorundan geçerken önce kararır, tam tutulmada ise genellikle bakır ya da tuğla rengine bürünür. Bunun için üç gök cisminin neredeyse aynı çizgiye dizilmesi gerekir; bu da ancak dolunay Ay Düğümlerinden birine yakın düştüğünde mümkündür. Olay, Ay’ın ufkun üzerinde olduğu her yerden aynı anda izlenir.
Ay tutulması neden her dolunayda olmaz?
Çünkü Ay’ın Dünya çevresindeki yolu, Dünya’nın Güneş çevresindeki yörünge düzlemine yaklaşık 5 derece eğik durur. Bu küçük eğiklik yüzünden dolunay çoğu ay gölgenin biraz üstünden ya da altından geçip gider. Tutulma için dolunayın, iki düzlemin kesiştiği Ay Düğümlerine yakın düşmesi gerekir. Güneş bu noktalara yılda iki kez yaklaştığı için tutulmalar aşağı yukarı altı ay arayla, tutulma mevsimi denen pencerelerde toplanır.
Kanlı Ay nedir, tutulmada Ay neden kırmızı görünür?
Kanlı Ay, tam Ay tutulmasının halk arasındaki adıdır. Ay bütünüyle Dünya’nın gölgesine girdiğinde gözden kaybolmaz; atmosferimizden bükülerek geçen kırmızımsı güneş ışığı gölgenin içine sızar ve Ay’ı turuncuya, bakıra ya da koyu kızıla boyar. Rengin tonu o sıradaki havadaki toza, bulut örtüsüne ve volkanik küle göre değişir. Adı ürkütücü gelse de bu tamamen doğal, zararsız ve izlemesi keyifli bir ışık oyunudur.
Ay tutulması çıplak gözle izlenebilir mi?
Evet. Ay tutulması, Güneş tutulmasından farklı olarak gözlere hiçbir zarar vermez; çıplak gözle, dürbünle ya da teleskopla gönül rahatlığıyla izlenir. Tek ihtiyacın açık bir gökyüzü ve Ay’ın ufkun üzerinde olmasıdır. Şehir ışıklarından uzak bir yer seçersen kızıl tonları çok daha canlı görürsün. Fotoğraf çekmek istersen telefonunu ya da makineni sabitleyip birkaç saniyelik pozlama denemen, tam evredeki rengi yakalamayı kolaylaştırır.
Ay tutulması burçları nasıl etkiler, en çok hangi burçlar hisseder?
Astrolojide tutulmanın gerçekleştiği burç ile tam karşısındaki burç en çok vurgulanır; aynı nitelikteki (öncü, sabit ya da değişken) öteki iki burç da kare açı yoluyla bu hareketi hisseder. Örneğin Başak–Balık eksenindeki bir tutulma İkizler ve Yay’ı da kıpırdatır. Yine de burç yorumları geneldir. Asıl belirleyici olan, tutulma derecesinin senin Güneş’ine, Ay’ına, Yükselen’ine ya da başka bir kişisel noktana birkaç derece yakın olup olmadığıdır.
Ay tutulmasının etkisi ne kadar sürer?
Astrologların çoğu tutulmanın etkisini tek bir geceyle sınırlamaz. Tutulmadan birkaç hafta önce konuların kıpırdandığı, sonrasındaki aylarda da olayların yavaş yavaş yerine oturduğu kabul edilir. Antik astrolojide Ay tutulmasının etkisi, gölgede geçen her saat için yaklaşık bir ay olarak hesaplanırdı. Pratikte en kullanışlı yol, bir sonraki tutulma mevsimine kadar, yani altı ay kadar, tutulma derecesinden geçen gezegenleri izlemektir.
Ay tutulmasında ne yapılmalı, ne yapılmamalı?
Tutulma günü, geri dönüşü zor kararları kesinleştirmekten çok olan biteni gözlemlemeye uygundur; tablo genellikle birkaç gün içinde berraklaşır. Bu dönemde yarım kalan işleri tamamlamak, artık taşımak istemediğin bir alışkanlığı yazıp bırakmak ve duygularını dürüstçe dile getirmek iyi gelir. Korkmana gerek yok: Ay tutulması bir ceza değil, neyin olgunlaştığını gösteren bir işarettir. Sakin bir akşam ve biraz içe dönüş en iyi eşlikçin olur.
Kendi haritamda Ay tutulmasına nasıl bakarım?
Önce tutulmanın burcunu ve derecesini öğren, sonra bu derecenin doğum haritanda hangi eve düştüğüne bak. Ardından tutulmanın kişisel gezegenlerine, Yükselen’ine ya da Tepe Noktası’na birkaç derece içinde değip değmediğini kontrol et; temas varsa o gezegenin konusu öne çıkar. Astro Bilge panelindeki Tutulmalar haritası tutulmaları doğum haritanın çevresine yerleştirir, düştükleri evleri, kavuşumları ve açıları tablo hâlinde gösterir.
Astroloji kişisel farkındalık için sembolik bir dildir; sağlık, hukuk ya da para kararlarında uzman görüşünün yerini tutmaz.
Bu yılın tutulmaları haritanda nereye düşüyor?
Doğum bilgilerini gir; Astro Bilge panelindeki Tutulmalar haritası yılın yeniay, dolunay ve tutulmalarını haritanın çevresine yerleştirsin, düştükleri evleri ve temaslarını senin için listelesin.